Trabzon’dan merhaba ;)

trabzon

Dile kolay doğma büyüme, 28 yıl Ankara’dan sonra Trabzon’da yaşayacak olmak, dışarıya belli etmesem de başlarda beni az da olsa endişelendirdi (eeee ne de olsa tam bir Ankara aşığıyımdır.) Ama hem  sevgili eşimin yanına gidiyor olmak, hem de babadan Karadenizli olmanın rahatlığıyla düştüm Trabzon yollarına…

Az çok bildiğim yerlerdi; Karadeniz benim için çocukluğumun yaz tatillerinde bir heves fındık topladığımız, ‘sırgan’dan dikenden çekinerek böğürtlen yediğimiz, ineğin tavuğun ‘cücüğün’ peşinden koşturduğumuz baba köyüydü…

karadeniz köyleri

Şimdi bakıyorum da 1,5 yıl olmuş Trabzon’a geleli. Acı-tatlı, sanıldığının aksine bol güneşli, yine sanıldığının aksine az yağmurlu, ara sıra fırtınalı, kimi zaman sıkıntılı yorucu, çoğu zaman eğlenceli ve keyifli 1,5 yıl… Bu macera devam eder mi ya da daha ne kadar devam eder bilemem ama; ömrümün güzel vakitlerine ev sahipliği yapmış bu şehir için bir kaç post olmalı blogda diye düşünerek oturdum klavyenin başına…

BİZE HER YER TRABZON!

Üniversite yıllarıydı. Ankara’da Bahçelievler’in şirin sokaklarında eşimle beraber gezerken bir duvar yazısı olarak karşılaşmıştık onla: “Bize her yer Trabzon”. Orjinal gelmişti, ne demekti?! Aslında Trabzonspor taraftarının bir sloganıydı, ama ondan ötesi olmuştu sanki; bir özgüven barındırıyordu içinde, tanıdığım tüm Trabzonlular gibi:)

Ankara’dan kısa zamanlı gelip gidişlerimde Trabzon bir macera gibi geliyordu bana, keşfedilecek  yeni bir yer gibi… Karadenizin yağmurdan sonra hemen güneş açan havası gibi insanları da çabuk parlıyor hemen sönüyordu… Onun dışında aceleciydiler, tez canlıydılar; kolbastısı horonu gibi yerinde duramıyordu burada insanlar. Tabi cin gibiydiler, şiveden mi, hazır cevaplılıktan mı bilinmez espiritüel ve sıcakkanlıydılar…

Her gelişimde dikkatimi çeken: kızları çok güzeldi, daha doğrusu güzellikten öte çok havalıydılar, bakımlı ve modayı takip ediyorlardı. Uzun sokak veya Forum bir podyum gibiydi adeta! İşte ilk izlenimlerim böyleydi Trabzon için. Eee ne de olsa kanda Karadenizlilik vardı (Ankarayı ve sevdiklerimi çok özlesem de) çabuk alıştım bu şehre, sevdiğim yönleri de oldi 😉

Hayatta ne olacağı bilinmez beni bir anda Trabzon’a sürükledi. İşte yolu bir gün Trabzon’a düşebilecekler için kısa kısa Trabzon:

trabzon

“TRAPEZEUS”

Hepimizin tarih kitablarından hatırladığı 200 küsur yıl ömrü olan Rum Pontus İmparatorluğunun merkezi, Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selimin valilik yaptığı ve şu aralar çok popüler olan ‘Muhteşem Sultan Süleyman’ın doğduğu şehir olan Trabzon çok eski bir tarihe sahiptir.

İsminin nereden geldiği ile ilgili çeşitli görüşler vardır: Yunan mitolojisine göre bu kenti Lykaon’un oğlu Trapezeus kurduğu için onun ismi verilmiştir.

trabzon

Bir başka görüşe göre: şehrin dik yamaçlarla yükselen ancak üstü düz olan Boztepe’nin görünüşü antik Trabzon sikkelerinde ‘masa’ ya benzetilmiş, kente coğrafi görünümünden dolayı Yunancada masa anlamına gelen Trapezus ismi verilmiştir.

Gerçekten de Trabzon zor bir coğrafyaya sahiptir. Tabiri yerindeyse şehir merkezi dağa kurulmuştur, deniz kenarındaki  düz olan yerler ise genellikle doldurmadır.

trabzon

LAZLAR

Trabzon deyince herkesin aklına Laz fıkralarındaki Temel, Dursun… gelir. Aslında Lazlar daha Doğu Karadenizde (Artvin’in Hopa, Arhavi, Borçka ilçeleri Rize’nin Fındıklı, Ardeşen, Pazar, Çamlıhemşin ilçelerinde) yaşamaktadır. Ama yine de fıkralara da konu olan o kıvrak zeka, hazır cevap, özgüveni yüksek, espri anlayışı tüm Doğu Karadeniz bölgesinde sıkça karşılaşacağınız özellikler arasındadır.

vikipedi/lazlar

KARADENİZ MÜZİĞİ, KARADENİZ TÜRKÜLERİ

Ülkemizin her yöresinin türküleri çok güzel olmakla beraber mutlaka hepinizin bildiği ve sevdiği bir Karadeniz Türküsü vardır. Ben en çok  kemençe ve tulum sesiyle insanın içini titreten, çoğu şiveli, kimi Lazca, kimi Gürcüce, kimi Rumca, o içli duygusal Karadeniz Türkülerini seviyorum; ne zaman dinlesem gözlerim doluyor!!

Tabi Trabzon’dayken Karadeniz müziğini daha çok dinler oldum, bilmediğim yeni şarkıcı ve grupları arkadaşlarım sayesinde keşfediyorum. Ne diyeyim ben bu türkülere bayılıyorum… Siz de dinlemek isterseniz, işte en sevdiklerimden bir liste:

Kazım Koyuncu’dan ‘Ben seni sevduğumi’ , ‘Narino’ , ‘Hayde’ , ‘Denizde karartı var’ , ‘Didou nana’ , ‘Gelevera deresi/ Koyverdun gittun beni/Sevduğun boyle ağlar’

Karmate’den ‘Nayino’ , ‘Hasta oldum derdune’ , ‘Yağarsa yağmur yağar’ , ‘E Asiye’

Yasemin Yıldız’dan ‘Sen yarum idun’

Özlem Üngör ‘Olmadi bu sevdaluk’

Apolas Lermi ‘Yağmur’ , ‘Mektup’

Volkan Konak ‘Dertliyim kederliyim’ , ‘Mora nene’ , ‘Ayletme beni’(Bulgar türküsü) ……….

Bu liste uzar gider, daha niceleri var şu an aklıma gelmedi ya da henüz dinlemedim…

horon

HORON & KOLBASTI

Hatırlarsınız bir ara medyada bir kolbastı patlaması yaşanmıştı. Aslında “Kolbastı, Faroz kesmesi” ya da “Hoptek” Trabzon’da yüzyıllardır oynanan bir halk dansıdır. Oyunun isminin 1930’lu yıllarda kolluk kuvvetlerinin ağaların yaptığı alemleri basmasıyla ilgili olduğu düşünülmektedir.

Bir diğer görüşe göre ise: Faroz’lu balıkçıların bereketli avlardan sonra oynadıkları oyundan ismini almıştır. Gerçekten de oyunun motiflerine dikkat ederseniz içinde balıkçıların ağ atması gibi figürler bulunmaktadır. Son derece eğlenceli ve HIZLI oynanan bu oyun bence daha çok izleyene keyif veriyor! 2 yıla yakın süredir burdayım ama çok istememe rağmen ne zaman Kolbastı oynamayı denesem sonuç hüsran, nefes tıkanıklığı & kalp çarpıntısı… oluyor:) Sanırım kolbastı oynayabilmek için Trabzon’da doğmak gerekiyor!

vikipedi/kolbastı

Kolbastı Trabzon tarafından patenti alınmış bir halk dansı iken Horon Doğu Karadeniz bölgesinde oynanan geleneksel halk danslarının genel adıdır.

Trabzon’da bulunduğum süre boyunca çok farklı horon çeşitleri gördüm, hepsinin ortak özelliği insanın içinde hissettirdiği o duygu: “ben de o halkaya girmeliyim”. Ben de bu isteğe karşı koyamayarak “düz horonu” öğrendiğimi ve içimden sayarak gayet güzel oynayabildiğimi gururla söyleyebilirim! Hele ki “kemençe eşliğinde oynanan horon” oynayamasanız da denk gelirseniz mutlaka izleyin çok keyif alacaksınız!

Tabi ikisinin de bu kadar popüler olmasında en büyük pay Trabzonspor maçlarının devre arasında profosyonel ekiplerce oynanan yöresel oyunlardır.

TRABZONSPOR

Bordo-mavi bu şehrin kutsal renkleridir sanki, hemen her tabelada, mağazada dükkanda cafede  bir şekilde karşınıza çıkar. Öyle ki Karadenizlinin kıvrak zekası Trabzonspor aşkıyla buluşunca bakın ortaya ne çıkmış 🙂

(bu fotoğrafın kaynağı: aktuel.mynet.com )

Trabzon’da yaşayıp başka bir takımı tutan çok azdır sanırım, benim gibi futbolla pek alakanız olmasa bile bir anda kendinizi Avni Aker Stadyumu’nda bir Trabzonspor maçında bulabilirsiniz!

trabzon

Devre arasında kolbastı şovla coşup, “61 dakikada” havada uçuşan bordo-mavi balonlar ve konfetilerle ıslık kıyamet şaşırırsınız!!

TS / 61 PLAKA

Diyelim ki Trabzon’da araba alacaksınız ve benim gibi trabzonspor dışında nedenlerle 🙂 TS plaka istiyorsunuz. Yok TS plaka bulamazsınız!! Çünkü Trabzon’da en kutsal plaka 61 TS … şeklinde devam edenlerdir. İkinci sırada 61 TR ve 61 DK (61. dakikaya itafen) plakalar gelir.

Bunun dışında başka illere ait plakalarda içinde TS veya 61 görürseniz bilin ki o arabada bir Trabzonlu olma ihtimali çok yüksektir 🙂

Trabzon’dan şimdilik bu kadar olsun… Ama Trabzon postlarım bir süre daha devam edecek gibi görünüyor: Şehirde gidilebilecek yerler, mekanlar, Trabzon’da ve yakın çevredeki turistik merkezler, müzeler, doğal güzellikler, yaylalar & tabi ki yöresel lezzetlerle ilgili yazacak çok şey var sırada…

Ayasofya müzesi, Trabzon

Ayasofya müzesi, Trabzon

Reklamlar
Bu yazı Doğu Karadeniz, Trabzon, Trabzon günlerim, Trabzon'a giriş :)) içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Trabzon’dan merhaba ;)

  1. Murat Özer dedi ki:

    20 yıl önce mecburi hizmetini Trabzon Tonya’da yapmış birisi olarak yazınızı okurken çok duygulandım, eski günlere gittim. Blogunuz çok başarılı, ilgi çekici,
    Yeni yazılarınızı bekliyorum.

  2. Kalkip horon cekesim geldi yaziyi okuyunca 🙂 yazinin devamini merakla bekliyorum, agzina saglik kivircik gezgin!

    • kıvırcık gezgin dedi ki:

      Sizde böyle bir his uyandırabildiysem ne mutlu bana. Yazılar yerine ulaşıyor demek ki. Bir süre daha Trabzon postlarım devam edecek (: Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s